Mezunumuz Ece Deniz Ergenç’i, Eötvös Loránd Üniversitesi’nde yüksek lisans tezini başarıyla tamamlaması ve aynı üniversitenin doktora programına kabul edilmesi dolayısıyla tebrik ederiz. Akademik yolculuğunda kendisine başarılar diliyoruz.
Bu başarı hikâyesini, Ece Deniz Ergenç’in kendi kaleminden dinleyelim:
Merhaba, ben Ece Deniz Ergenç.
İzmir Ekonomi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Stipendium Hungaricum bursunu kazanarak Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de yer alan Avrupa’nın en köklü üniversitelerinden Eötvös Loránd Üniversitesi’nde Ethnic and Minority Policy programında yüksek lisansıma başladım.
Yüksek lisans programım; azınlık gruplar, göç, kimlik, ayrımcılık ve politika yapımı gibi konular üzerine odaklanan derslerden oluşuyordu. Bu sayede toplumsal cinsiyet, kültürel çeşitlilik, kimlik inşası, entegrasyon süreçleri ve kamusal politikalara dair çok geniş ve disiplinler arası bir perspektif kazanma fırsatım oldu.
Tezimde ise nitel bir saha araştırması yürüttüm. İzmir’in Gümüşpala Mahallesi’nde yaptığım bu çalışma kapsamında 9 Suriyeli ve 9 Türk kadınla yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirerek, bu iki grup arasındaki gündelik dayanışma bağlarını inceledim.
Tezimde, yapısal eşitsizliklere rağmen kadınlar arasında ortak toplumsal cinsiyet deneyimleri, annelik, duygusal destek ve komşuluk üzerinden bağların kurulduğunu gördüm. Okullar, evler ve sokaklar gibi mekânlar bu bağların şekillendiği önemli temas alanları olarak öne çıktı. Çalışmam, dezavantajlı bir kentsel alanda duygusal emeğin dayanışmayı güçlendirmedeki dönüştürücü rolünü vurgulamakta.
Budapeşte’de geçirdiğim yıllar, beni hem kişisel anlamda dönüştürdü hem de akademik dünyaya dair bakış açımı derinleştirdi; yepyeni fikirler, yöntemler ve kültürel yaklaşımlarla tanıştım. Farklı kültürlerin bir arada olduğu bir ortamda yaşamak, bana kitapların öğretemeyeceği kadar değerli insan hikâyeleri ve deneyimler kazandırdı. Kurduğum dostluklar bana dünyanın dört bir yanında evim varmış gibi hissettiriyor.
Bu iki yıl boyunca Erasmus projesine katıldım, yerel bir dernekte staj yaptım. Prestijli kurumların dahil olduğu bir yaz okuluna seçilerek araştırmamı sunma ve alanında başarılı hocaları ve profesyonelleri dinleme fırsatı buldum. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarına saha ziyaretlerinde bulundum; Roma topluluk enstitülerini, evsizler yurtlarını gezdim ve çeşitli yardım kampanyalarına gönüllü olarak katıldım. Tüm bu deneyimler için çok minnettarım.
İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeki hocalarımı her daim sevgi ve saygı ile anıyorum; lisans yıllarım bana çok güçlü bir akademik altyapı kazandırdı ve bunun faydasını yüksek lisans sürecimde sürekli gördüm. Buradan emeği geçen tüm hocalarıma teşekkürlerimi ve sevgilerimi gönderiyorum.
Ve şimdi, aynı üniversiteden Sosyoloji Doktora Programı’na kabul aldım. Eylül ayında doktora yolculuğuma başlıyorum. Elbette aklımda ileride farklı ülkelere gitmek de var; hayatın beni nerelere sürükleyeceğini merakla bekliyorum!
İzmir Ekonomi Üniversitesi, dünya çapında bir üniversiteye dönüşürken aynı zamanda küresel çapta yetkinliğe sahip başarılı gençler yetiştirir.
Daha Fazlası..İzmir Ekonomi Üniversitesi, nitelikli bilgi ve yetkin teknolojiler üretir.
Daha Fazlası..İzmir Ekonomi Üniversitesi, toplumsal fayda üretmeyi varlık nedeni olarak görür.
Daha Fazlası..